9/11/2009 - YİTİRDİM O AŞKIN KİMLİĞİNİ
Yaban ve asi dağlara dağılan taylar gibi. ve yangın gençliğinin alazında ışıltılı bıçaklar gibi.
Adana’da yollara dizilmiş garlarda, çığlık çığlığa peronlarda çocuklar gibiydi gözleri.
Adı Nevin, şarap içer, rüzgâr giyerdi geceleyin...
O, kanadı kırık bir kuştu, beyaza vurulmuştu; kimseler görmedi bir başka renk sevdiğini. Kimseler…Görmedi kimseler kirlendiğini...
Adı Nevin, hüzün kokar ve korkardı geceleyin...
“Kendini martılarla bir tutma” derdim; “senin kanatların yok. düşersin, yorulursun, beni koyup koyup gitme ne olursun! ”
O, kanadı kırık bir kuştu, gülümserken vurulmuştu. Kimseler görmedi uçtuğunu. Kimseler…Görmedi kimseler öpüştüğünü...
Adı Nevin, özlem tüter ve çağlardı geceleyin.
“Işığın” diyordu: Kırılıp düştüğü yerlerden geliyorum; karanlık kördü ve acımasız... Ellerimle kırdım ben de kalan kanatlarımı; kanatlarımı kanatmaktan geliyorum...
O bir yenik serçeydi sıkılınca ağlamaya çıkardı. Sonra da çift çıkardık; kar yağardı, biz dinlemez, çıkardık! O kentte bütün sokaklar biz yan yana yürümeyelim diye dar yapılmıştı, insanlar dar yapılmıştı, çıkardık!
Kar durmazdı, üşüşürdü saçlarına ve hep bir şeylere ağlardı o karlı havalarda... Avurtlarına çarpan kar taneleri, gözyaşlarının sıcaklığına çarpıp erirdi... Erirdi... Biz yan yana, yana yana... Yana yana!
O bir yenik serçeydi sıkılınca ağlamaya çıkardı, ben yürüsem bütün yollar ona çıkardı...
Gitti... Kanatları yüreğimdeydi. Kalan, elimde minyatür bir kuş şimdi. Yitirdim o aşkın kimliğini; h ü k ü m s ü z d ü r...
Adı Nevin, ihaneti tutuşturduk bir sabahleyin!
(Yılmaz ODABAŞI)
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
6/11/2009 - SEVGİ DOLU YÜREKLERİN GURURU OLMAZMIŞ
Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım.
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım..
Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil..
Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..
Yüreğinde aşk olmadan geçen hergün kayıpmış,
Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..
Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden, Neden hiç ağlamadığını anladım..
Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde anladım..
Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş,
Çok acıttığında anladım..
Fakat,hakedermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını, Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terkettiğinde anladım..
Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
Yüreğini elime koyduğunda anladım..
''Sana ihtiyacım var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana ''git'' dediğimde anladım..
Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek,
Git dediklerinde gittiğimde anladım.. Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan, Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..
Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman olmak,
Gerçekten pişman olduğumda anladım.. Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,
Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..
Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
Beni afetmeni ölürcesine istediğimde anladım..
Sevgi emekmiş,
Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
6/11/2009 - BİLİYORUM SEVGİLİM GÖNLÜMDE YERİN GURBET
BAŞIM GÖZÜM ÜSTÜNE
senden başka yar bilmem ömür boyu gözüme bak desen bakarım başım gözüm üstüne ister aşk denizine ister hicran gölüne ak de yeter akarım başım gözüm üstüne yılda bir olsa bile seviyorum de hele senden gelmişse eğer sefadır bana çile yalnız kalbimi değil koca dünyayı yak de yeter yakarım başım gözüm üstüne yeterki sen bekle de hiç kalır sabır taşı küçük bir umut bile olur gönül yoldaşı razıyım ömür boyu gözyaşı dök de yeter dökerim başım gözüm üstüne seni bu kadar sevmek yalnız benim günahım hiç şikayet ettim mi bir gün çıktımı ahım bir elimde yüreğim bir elimde silahım sık de yeter sıkarım başım gözüm üstüne biliyorum biliyorum bu aşkın yalnız sensin galibi her derdine razıyım çıkmasın tek talibi varsın yağmur yağmasın sen iste şimşek gibi çak de yeter çakarım başım gözüm üstüne tek söz etmem bu sevda vursa beni her yandan tanrım beni korusun benden bıktığın andan ne kadar sevsem bile bir gün olsun dünyamdan çık desen çıkarım başım gözüm üstüne biliyorum sevgilim gönlümde yerin gurbet ister sılaya çağır ister hergün sürgün et sen mutlu ol birtanem ben ömür boyu hasret çek de yeter çekerim başım gözüm üstüne... |
|
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
6/11/2009 - FARKINDA MISIN BENCE DEĞİLSİN OLSAYDIN.......
- Farkında mısın?
Son günlerde ne kadar da aciz kaldık Bize ait cümleler kurmaktan Bırak seni seviyorum demeyi, Bir günaydını bile çok görür olduk birbirimize
Tükenen, sevgimiz mi, Yoksa, yoksa dilimiz mi varmıyor? Ne sen bana iyi misin diyorsun, Ne ben sana günaydın Farkında mısın? ağzımızı bıçak açmıyor
Sebepsiz değil yavan kelimelere baş vurmamız, Saçlarını bile taramıyorsun eskisi gibi. Benimse içimden gelmiyor tıraş olmak.
Eskiden daha zili çalmadan açardın kapıyı. Kokunu taa aşağılardan duydum derdin. Özledim derdin. Kısar gözlerini, ya sen ya sen derdin.
Öylece sarılıp kalırdık kapı eşiğinde. Kaç gecedir koltuğun bir kenarında uyuyup kalıyorum. Öyle arttı ki son günlerde romatizmalarım. Adeta kar yağıyor geceleri sol omzuma. Sana ilaçlarımın yerini korkudan soramıyorum. Ya cevap vermezsen, Ya git kendin al dersen. Korkuyorum işte, Sevginin tükendiğini bilmekten korkuyorum.
Dün, ilk defa kahvaltı etmişsin beni kaldırmadan. İlk defa çayı dün soğuk ve şekersiz içtim. Kaç zamandır adımla seslenmiyorsun bana Bir tabloyu meydana getiren iki unsur gibiyiz. Senin vurdumduymazlığını, Benim aksiliğim tamamlıyor. Sen ayrı odadan kalkıyorsun, Ben taa uçtaki odadan. Bir suçlu gibi öne eğip başımızı, Öylece geçiyoruz yanından birbirimizin. Hiç umursamadan!
Yok yok bu böyle olmayacak. Ya sen aç kıza telefon Ya ben bu böyle olmayacak. İstersen oğlanları sen ara, Onlar seni daha bir severler. Kısaca ya ben gideyim, ya sen Belki de bir zaman ayrı kalırsak, Kim bilir belki de özleriz birbirimizi.
Bu günleri hiç düşünmeden, O hoyrat, o pervasızca harcadığımız, Aşkımıza nasıl muhtacım şimdi, nasıl! Bilemezsin. Olsun, bir müddet yemeği dışarıda yerim. İlaçlarımı masanın üstüne geceden dizerim� Parmağıma ip bağlarım falan. Ya da istersen ben gideyim. Gideyim de nereye. Galiba yaşlanmamalı insan. Şuç erkek veya kadın olmakta değil, Suç dediğim gibi o hoyratça harcadığımız yılların bir bedeli olmalı.
Dün o filmi seyrederken ağladığını gördüm Sanma ki fark etmedim. Sanki ikimizin son dönemi. Ne kadar açığa vursak ta öfkemizi, Gem vuramasak ta alışkanlıklarımıza. Demek ki bazı şeylerin çok geç anlaşılıyormuş değeri. Bir ara gözüm takıldı, saçlarına karışmış akların. Benimse kış çoktan oturmuştu şakaklarıma.
Hatırlar mısın ilk yemeğe çıktığımız günü, Nasılda elim ayağıma dolaşmıştı hani, Hatırlar mısın, bir mecal kalırcasına gülüğünü, Şimdi ise bak yüreğimiz bir mecal. Dağ başı yalnızlıklarına mahkum ettik birbirimizi. Ne zaman biter bu suskunluğumuz bilmem. Ya bir ölüm anı çığlığıyla, Sahi ben ölürsem ağlar mısın? Bana, bana hiç sorma. Düşünmek bile acıtıyor içimi. Cam kesiği ağrılara gark oluyorum. Hem benim bildiğim önce, Erkekler ölür. O zamanda sen, O zamanda sen kalacaksın yapayalnız. Ne yapar, ne edersin bu koca şehirde. Kim getirir her sabah o çok sevdiğin, Taze fırın ekmeğini. Kim sular bahçeyi, Kim budar yediverenlerini. Ve kim koyar sen daha uyanmadan Yastığına o en güzel güllerini� Zor değil mi? Yaşamın en zor tarafı işte. Kolay değil alışkanlıklardan, Bir an için vazgeçmek. Zaten, zaten benim tek alışkanlığımda sensin. Yok, yok senden vazgeçemem. Zaten benim bildiğim, Erkekler özür dilemeli ilk, Galiba daha bir yakışıyor Seni seviyorum demek erkeğe. Yok yok, bu sabah kalkınca, İlk işim sana sarılıp ve hiç yüksünmeden, Ve kırgınlığı bir yana atıp, Seni seviyorum demeliyim. Seni seviyorum günaydın demeliyim. Günaydın bir tanem, Seni çok seviyorum. Canım karım� Günaydın
MEHMET ÇETİN
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
6/11/2009 - SEN BANA BİR AKŞAM GELDİN
- EZAN ÇİCEĞİ
Sen benim ikinci doğum günümsün Gençliğim maziye göçerken geldin Sen benim geciken şanslı yönümsün Son fırsat elimden kaçarken geldin Ezan çiçekleri açarken geldin.
Gün gurup ederken bi akşamüstü Gözlerin gönlümüm yolunu kesti Bahçemde mutluluk rüzgarı esti Sen bana iş işten geçerken geldin Ezan çiçekleri açarken geldin
Görevi devredip ihtiyar-ı aya Evlada diyordu güneş dünyaya Ne akşamsefası ne sarı fulya Son fırsat elimden kaçarken geldin Ezan çiçekleri açarken geldin.
Sıradan sözlere eyleme meyil Sen bana kulak ver sen bana eğil Açelya begonya sardunya değil Sen bana iş işten geçerken geldin Ezan çiçekleri açarken geldin
Eski bir sevdanın ince ağrısı Aşkınla tedavi gördü doğrusu Duyuldu akşamın namaz çağrısı Son fırsat elimden kaçarken geldin Ezan çiçekleri açarken geldin.
Gün battı batacak hafif rahmet var Gözüme gürünen bir alamet var Bu aşkta bir hikmet bir keramet var Sen bana iş işten geçerken geldin Son fırsat elimden kaçarken geldin Ezan çiçekleri açarken geldin
Cemal Safi
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
susan sustu ama yüreği çıĞlıklarda haykırışı duyulmamakta
Kategoriler
Arkadaşlarım
Blogcu Yardım
|